BATI VE İSRAİL'İN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ YENİDEN TEYİT ETMEYE YÖNELİK UZUN SAVAŞ BİR ŞEKİL DEĞİŞİKLİĞİNE UĞRUYOR

10.12.2024
Orta Doğu artık 'muhafazakâr' değil. Aksine, çok farklı bir 'Uyanış'a gebe.

Batı ve İsrail'in üstünlüğünü yeniden teyit etmek için verilen uzun savaş şekil değiştiriyor. Bir cephede, Rusya ve Ukrayna savaşına ilişkin hesaplar değişti. Orta Doğu'da ise savaşın yeri ve şekli belirgin bir şekilde değişiyor.

Georges Kennan'ın ünlü Sovyet doktrini uzun zamandır ABD'nin önce Sovyetler Birliği'ne, daha sonra da Rusya'ya yönelik politikasının temelini oluşturmaktadır. Kennan'ın 1946'daki tezi, ABD'nin Sovyet tehdidini engellemek için sabırla ve kararlılıkla çalışması ve çelişkileri içeriden çöküşü tetikleyene kadar Sovyet sistemindeki iç çatlakları arttırması ve şiddetlendirmesi gerektiğiydi.

Yakın zamanda Atlantik Konseyi, Kennan doktrininden faydalanarak, doktrinin ana hatlarının ABD'nin İran'a yönelik politikasının temelini oluşturması gerektiğini öne sürdü. "İran'ın ABD için oluşturduğu tehdit, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği'nin karşı karşıya kaldığı tehdide benzemektedir. Bu bağlamda, George Kennan'ın Sovyetler Birliği'yle başa çıkmak için belirlediği politikanın İran için de bazı uygulamaları vardır."

Yıllar içinde bu doktrin, Amerika'nın güçlü ve Rusya'nın zayıf olduğu şeklindeki arketipik inanca dayanan bütün bir güvenlik anlayışları ağında kemikleşti. Rusya bunu 'bilmeliydi' ve bu nedenle, Rus stratejistlerin NATO'nun birleşik askeri gücünün 'zayıf' bir Rusya'ya karşı temsil ettiği üstünlüğe boyun eğmekten başka bir seçenekleri olduğunu düşünmelerinin hiçbir mantığı olamayacağı savunuldu. Ve Rus stratejistlerin akılsızca Batı'ya meydan okumaya devam etmeleri halinde, içsel zıtlığın Rusya'nın parçalanmasına neden olacağı söyleniyordu.

Amerikan neoconları ve Batı istihbaratı başka hiçbir görüşü dinlemedi çünkü Kennan'ın formülasyonuna ikna olmuşlardı (ve büyük ölçüde hala da öyleler). Amerikan dış politika sınıfı böylesine temel bir tezin yanlış olma ihtimalini kabul edemezdi. Sahadaki görünür gerçekler onlara farklı bir gerçekliği işaret etse bile, tüm yaklaşım rasyonel bir analizden ziyade köklü bir kültürü yansıtıyordu.

Bu nedenle Amerika, Ukrayna'ya aşamalı olarak ilave silah sistemleri göndererek; Rusya'nın sınırlarına giderek daha fazla yaklaşan orta menzilli nükleer kapasiteli füzeler yerleştirerek ve en son olarak da 'eski Rusya'ya ATACMS atarak Rusya üzerindeki baskıyı arttırdı.

Amaç, Rusya'yı Ukrayna'ya taviz vermek zorunda hissedeceği bir duruma zorlamak, örneğin çatışmanın dondurulmasını kabul etmek ve ABD için kabul edilebilir bir çözüm elde etmek için tasarlanan Ukrayna pazarlık 'kartlarına' karşı müzakere etmek zorunda kalmak ya da alternatif olarak Rusya'yı 'nükleer köşeye' sıkıştırmaktı.

Amerikan stratejisi nihayetinde ABD'nin Rusya ile nükleer bir savaşa girebileceği ve galip gelebileceği inancına dayanmaktadır; Rusya, nükleerleşmesi halinde 'dünyayı kaybedeceğini' anlamıştır. Ya da NATO'nun baskısıyla, Ukrayna'ya önemli tavizler vermesi halinde Ruslar arasındaki öfkenin Putin'i görevden uzaklaştıracağı. ABD açısından bakıldığında bu bir 'kazan-kazan' sonucuydu.

Ancak beklenmedik bir şekilde, Başkan Putin'i Ukrayna'ya bir pazarlık 'eli' vermek ya da nükleer caydırıcılığa başvurmak gibi 'ya hep ya hiç' seçeneğinden kesin olarak kurtaran yeni bir silah sahneye çıktı. Bunun yerine, savaş sahadaki gerçeklerle çözülebilir. Etkili bir şekilde, George Kennan 'tuzağı' patladı.

Oreshnik füzesi (Dnietropetrovsk'taki Yuzhmash kompleksine saldırmak için kullanıldı) Rusya'ya daha önce hiç tanık olmadığı bir silah sağlıyor: Batı'nın nükleer tehdidini etkili bir şekilde kontrol altına alan orta menzilli bir füze sistemi.

Rusya artık hem son derece yıkıcı hem de konvansiyonel olan inandırıcı bir misilleme tehdidiyle Batı'nın tırmanışını yönetebilir. Paradigmayı tersine çeviriyor. Artık Batı'nın tırmanışı ya nükleer olacak ya da Ukrayna'ya ATACMS veya Storm Shadow gibi savaşın gidişatını değiştirmeyecek silahlar sağlamakla sınırlı kalacak. NATO'nun gerilimi daha da tırmandırması halinde, misilleme olarak Ukrayna'da ya da Avrupa'da bir hedefe Oreshnik saldırısı düzenlenmesi riski ortaya çıkacak ve Batı bir sonraki adımda ne yapacağı konusunda ikilemde kalacaktır.

Putin şu uyarıda bulundu: 'Rusya'da tekrar saldırırsanız, başka bir ülkedeki bir askeri tesisi Oreshnik ile vurarak karşılık veririz. Sivillerin tahliye edilebilmesi için uyarıda bulunacağız. Bunu önlemek için yapabileceğiniz hiçbir şey yok; Mach 10' hızında gelen bir saldırıyı durdurabilecek bir füzesavar sisteminiz yok.

Elbette, daimi güvenlik kadrosunun Trump'ı Ukrayna'daki savaşı sürdürmesi için Güliverleştirmek istemesinin ötesinde, onu derhal sona erdirme sözü verdiği bir savaşla lekelemek için başka nedenler de var.

Başta İngilizler olmak üzere Avrupa'daki diğer ülkeler savaşın devam etmesini istiyorlar çünkü ellerinde tuttukları 20 milyar dolarlık Ukrayna tahvillerinin 'temerrüt benzeri bir durumda' olması ya da IMF'nin Ukrayna'ya verdiği kredilere verdikleri garantiler nedeniyle mali açıdan zor durumdalar. Avrupa tam bir temerrüdün maliyetini karşılayamaz. Trump yönetiminin Ukrayna'yı mali olarak desteklemekten vazgeçmesi halinde Avrupa'nın bu yükü üstlenmeye gücü de yetmez. Bu nedenle, Trump'ın politikasını tersine çevirmesine karşı savaşın devamını kanıtlamak için ABD'nin kurumlar arası yapısıyla işbirliği yapıyorlar: Avrupa finansal nedenlerle, Derin Devlet ise Trump'ı ve onun iç gündemini bozmak istediği için.

'Küresel savaş'ın diğer kanadı ise bir ayna paradoksunu yansıtıyor: Yani 'İsrail güçlü, İran zayıf'. Buradaki temel nokta sadece kültürel dayanak değil, aynı zamanda tüm İsrail ve ABD aygıtlarının İran'ın zayıf ve teknik olarak geri kalmış bir ülke olduğu söylemine taraf olmasıdır.

En önemli husus, stratejileri anlama becerisi ve diğer tarafların yetenekleri, görüşleri ve anlayışlarındaki değişiklikleri fark etme gibi faktörler açısından çok yıllı başarısızlıktır.

Rusya, hipersonik hızda uçan nesnelere ilişkin bazı genel fiziksel sorunları çözmüş görünmektedir. Yeni kompozit malzemelerin kullanımı, süzülen seyir bloğunun plazma oluşumu koşullarında pratik olarak uzun mesafeli güdümlü bir uçuş yapmasını mümkün kılmıştır. Hedefine bir meteor gibi uçar; bir ateş topu gibi. Yüzeyindeki sıcaklık 1.600-2.000 santigrat dereceye ulaşıyor ama seyir bloğu güvenilir bir şekilde yönlendiriliyor.

Ve İran hava hakimiyetine sahip bir düşmanla ilgili sorunları çözmüş görünüyor. İran, hassas hipersonik savaş başlıkları taşıyan balistik füzelerle eşleştirilmiş ucuz insansız hava araçlarının evriminden oluşan bir caydırıcılık yarattı. Bu, 1000 dolarlık insansız hava araçlarını ve ucuz, hassas füzeleri, son derece pahalı pilotlu uçaklara karşı koymaktadır - yirmi yıldır yapım aşamasında olan bir savaşın tersine çevrilmesi.

Ancak İsrail savaşı başka şekillerde başkalaşıyor. Gazze ve Lübnan'daki savaş İsrail'in insan gücünü zorladı; IDF ağır kayıplar verdi; birlikleri tükendi ve yedek askerler İsrail'in savaşlarına olan bağlılıklarını kaybediyor ve göreve gelmiyorlar.

İsrail sahaya asker çıkarma kapasitesinin sınırlarına ulaşmıştır (Ortodoks Haredi Yeşiva öğrencilerini askere almak dışında - ki bu Koalisyonu yıkabilecek bir eylemdir).

Kısacası, İsrail ordusunun asker seviyesi mevcut komuta kademesinin askeri taahhütlerinin altına düşmüştür. Ekonomi çöküyor ve iç bölünmeler ham ve yaralayıcı. Özellikle de laik İsrailliler ölürken, diğerlerinin askerlikten muaf tutulması adaletsizliği nedeniyle bu durum yaşanıyor.

Bu gerilim Netanyahu'nun Lübnan'da ateşkesi kabul etme kararında önemli bir rol oynamıştır. Ortodoks Haredi muafiyetine yönelik artan düşmanlık Koalisyon'u çökertme riski taşıyordu.

Artık - mecazi anlamda - iki İsrail var: Judea Krallığı ve İsrail Devleti. Böylesine derin düşmanlıklar karşısında birçok İsrailli İran'la savaşı, parçalanmış bir halkı yeniden bir araya getirecek ve -eğer galip gelirse- İsrail'in tüm savaşlarını sona erdirecek bir katarsis olarak görüyor.

Dışarıda savaş genişliyor ve şekil değiştiriyor: Lübnan şimdilik düşük alevli bir ateşe konmuş durumda ancak Türkiye, ABD ve Türkiye tarafından eğitilen cihatçıları ve İdlib'den gelen milisleri kullanarak Halep'e yönelik büyük bir askeri operasyon başlattı (yaklaşık 15,000 kişilik olduğu bildiriliyor). Türk istihbaratının şüphesiz kendine özgü hedefleri var, ancak ABD ve İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah'a giden silah ikmal yollarını kesmek gibi özel bir çıkarı var.

İsrail'in savaşçı olmayanlara, kadınlara ve çocuklara ahlaksızca saldırması - ve Filistin nüfusunu açıkça etnik temizliğe tabi tutması - bölgeyi (ve Küresel Güney'i) kaynar ve radikalleşmiş bir halde bıraktı. İsrail, eylemleriyle eski ahlak anlayışını bozmaktadır. Bölge artık 'muhafazakar' değil. Aksine, çok farklı bir 'Uyanış'a gebe.

Çeviren: Adnan DEMİR

Kaynak